Thursday, March 16, 2017

İNGİLİZCE – YABANCI DİL ÖĞRENİRKEN KARANLIKTA KALMAK



“İngilizce öğrenirken karanlıkta kalmak” durumu, sadece İngilizce öğrenmeye çalışanların değil, hehangi bir hedefe ulaşmak için çalışan herkesin yaşadığı bir süreçtir. Kimi zaman, hedeflerinize giden yolda, beklediğiniz ara sonuçlara veya ana sonuca ulaşamaz ve bezginlik yaşarsınız. Bir tür karanlığın, yani belirsizliğin içinde kalırsınız; önünüzü göremez, umutlarınızın solduğunu hissedersiniz. Bu karanlık süreç, hedefli çalışanların sınavlarından birisidir.

Kendisini bu durumda hisseden öğrencilerimden birisine “İçinde bulunduğun durumu anlıyorum; kendine güvenmiyorsan, fakat bana güven ve dediklerimi yapmaya devam et” dedim ve aynı sorunu yaşayan öğrencilerimle bu şekilde konuşmaya da devam edeceğim. Çünkü sadece yabancı dil öğrenim sürecinde değil, bütün hedefli öğrenme süreçlerinde aynı sorun yaşanıyor ve öğretmenin-eğitimcinin rolü burada çok büyük önem kazanıyor. Karanlıkta kalan öğrenci, kendisine güvenemediği zamanlarda öğretmenine güvenmeli, güvenebilmeli.

Elbette öğretmen öğrenciye garanti veremez, ancak, daha önce denenmiş ve başarıyı getirmiş olan yöntemleri önerir ve umut verir. Karşımızı garanti arayışında olan öğrenciler çıkarlar. Modern insanın yükü ağır, işleri çok ve zamanı az. Onlardaki garanti beklentisini anlayabiliyorum. Elbette ki muhatabımıza onun İngilizce öğrenimi konusundaki istatistik grafiklerinin başarıyı temsil eden bölümüne dahil olacağına dair garanti veremeyiz, fakat tersi olacağı konusunda da bir bilgimiz yok. Dolayısıyla bir öğretmen olarak, olumlu bir ihtimale odaklanırız ve öğrencimize de böyle yapmasını öneririz. Ayrıca, İngilizce öğrenme süreci, terk edildiğinde de insanî katma değerler anlamında size bir şeyler kazandırmış olur ve daha sonra yeniden öğrenme sürecine döndüğünüzde eskiden edinmiş olduğunuz birikim canlanır. Başka bir deyişle, zararla kapanacak bir süreç değildir.

Bu arada, diğer yazılarımda da sıklıkla ele aldığım gibi, elbette öğrencinin seviye kat ettiğini kendisinin de görmesi için, dokümanlar, hikâye kitapları, uygulamalar vs. takip etmesi sağlanmalıdır. (Ebette kurum veya öğretmen, yaptığı ölçme ve değerlendirme çalışmaları devam eder.) Bununla birlikte öğrencinin karanlıkta kaldığı zamanlarda öğretmenine güvenmesi gerekecektir. Bu da öğretmenin, donanımlı, takipçi ve makul bir iyimserliğe sahip olmasını gerektirir.  

Pratiklik, kullanışlılık ve yeni neslin kendisini kimi yöntemlere yakın bulmaları, bu konuda bizi yönlendiren önemli ölçütler. Fakat son tahlilde yabancı dil öğreniminin tamamen eğlenceli olması beklenemez. Ayrıca sistemin ağırlıklı olarak öğrencilerin beklentilerine göre şekillenmesi, uzun vadede sakıncalıdır. Çünkü bir gün, aslında, bir şeylerle meşgul olduklarını, ama kalıcı bir şekilde İngilizce öğrenmedikleri gerçeğiyle yüzleşecekler, bu durumun farkına varacaklar.  Onlar bunun farkına varmasalar da, biz bu gerçeği biliyor olacağız.

Dolayısıyla, öğrencileri, sürekli ve düzenli olarak kelimelere, kalıplara, cümlelere birer kurgu-hikâye-olay ve bağlam içinde maruz kalabildikleri metinsel çalışmalara yönlendirmek durumundayız. Bu çalışmaların onlarda alışkanlık hâline gelmesi konusunda da sorumluyuz fikrindeyim.

Ondan sonra her türlü dijital-reel aktivite veya oyun daha verimli sonuçlar doğuracaktır şeklinde düşünüyorum.
 -----------------
İngilizce Kolay Twitter
İngilizce Kolay Facebook
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

DİJİTALLEŞSEK Mİ? DİJİTALLEŞMESEK Mİ?


İstanbul Medipol Üniversitesi Güney Kampüsü (Kuzey Kampüsünden görünüş)

Bendeniz uzun zamandır dijial dünyaya aşinayım. Ayrıca, yenilikleri önemseyen bir üniversitede, çeşitli çeşitli meziyetlere sahip ve dijital teknolojiye aşina hocalarla çalışmak, dijital dünya keşiflerimizi daha da artırıyor. Bu durumda derslerimizde çeşitli dijital imkânları kullanıyor ve ders dışı aktiviteler anlamında da öğrencilerimize öneriyoruz. Bunların içinde farklı online çalışmalar, oyunlar, whatsapp grupları vs gibi şeyler var.

Bununla birlikte “old school” “eski kafalı” bir öğretmen olarak metinsel çalışmaları da öneriyorum. Yani yazılı veya sesli olarak akıp-giden, içinde yapıların doğal olarak tekrarlandığı, bağlam hissinin kuvvetlendiği, dil edinimini yoğun olarak sağlayan dokümanları “ana öğün olarak” algılıyorum.

Bu türden dokümanlar elektronik ortamda da takip edilebilir; yani kinestetik öğrencileri ihmal etmemek şartıyla, öğrencinin illâ kâğıtla haşır-neşir olması gerekmez. Fakat öğrenci akıp-giden metinle yazılı-sözlü biçimde ve düzenli olarak muhatap olmalıdır fikrindeyim.

Çünkü çoktan seçmeli sorularda, uygulamalarda veya dijital oyunlarda bu avantajı göremiyorum. Uzun metinleri bir yana bırakın paragraflar bile kullanamıyor ve zamanla gramer çalışmalarına ağırlık verildiğini görüyorsunuz.

Dolayısıyla öğrenciyi kâğıt dokümanlarda veya elektronik ortamda yazılı veya sözlü akıp-giden uzun metinlerle muhatap ettiğinizde, öğrenciler dil yapılarıyla tekrar tekrar ve bağlam içinde karşılaşmalarından dolayı, öğrencilerde dil öğrenimi ve daha önemlisi ediniminin daha hızlı ve kalıcı olduğunu düşünüyorum. Bu temel yaklaşımı hayatlarına ekleyip, bunların yanında, diğer çalışmaları yaptırmanın daha verimli olduğu fikrindeyim.

Pratiklik, kullanışlılık ve yeni neslin kendisini kimi yöntemlere yakın bulmaları, bu konuda bizi yönlendiren önemli ölçütler. Fakat son tahlilde yabancı dil öğreniminin tamamen eğlenceli olması beklenemez. Ayrıca sistemin ağırlıklı olarak öğrencilerin beklentilerine göre şekillenmesi, uzun vadede sakıncalıdır. Çünkü bir gün, aslında, bir şeylerle meşgul olduklarını, ama kalıcı bir şekilde İngilizce öğrenmedikleri gerçeğiyle yüzleşecekler, bu durumun farkına varacaklar.  Onlar bunun farkına varmasalar da, biz bu gerçeği biliyor olacağız.

Dolayısıyla, öğrencileri, sürekli ve düzenli olarak kelimelere, kalıplara, cümlelere birer kurgu-hikâye-olay ve bağlam içinde maruz kalabildikleri metinsel çalışmalara yönlendirmek durumundayız. Bu çalışmaların onlarda alışkanlık hâline gelmesi konusunda da sorumluyuz fikrindeyim.

Ondan sonra her türlü dijital-reel aktivite veya oyun daha verimli sonuçlar doğuracaktır şeklinde düşünüyorum.
 -----------------
İngilizce Kolay Twitter
İngilizce Kolay Facebook
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Saturday, October 29, 2016

YORUCU ÖĞRENCİLER, ZORLAYICI ÖĞRENCİLER


Farabi Talks etkinliklerinden bir fotoğraf... @FatabiTalks

Öğrenciler çeşitlidirler. Fakat benim bu yazıda söz etmek istediğim iki grup öğrenci var. Bunlardan birisi "yorucu" öğrenci grubu, diğeri ise "zorlayıcı" öğrenci grubu.

Yorucu öğrenci grubu dersinizle ilgilenmeyen, müzmin ilgisizler grubudur. Ödevlerle veya tavsiyelerinizle ilgilenmezler. Bu durumları, elbette hiç bir zaman İngilizce öğrenmeyecekleri anlamına gelmez. Bir gün İngilizceye ihtiyaç duyacaklar veya yabancı dil öğrenmeyi seveceklerdir. Fakat o günü sizinle deneyimleyecek gibi bir hâlleri yoktur. Bu öğrenciler, derse devam mecburiyeti yoksa, derslere gelmezler. Derslere gelmek zorunda olurlarsa, hiç değilse dersi kaynatmadan sakince oturmaları da yeterlidir. Bu öğrencilerin bir kısmı ders sırasında uyuklar, bir kısmı telefonlarıyla ilgilenir ve kimileri de kitap okurlar.

Zorlayıcı öğrenci tipi ise başka bir konudur. Bu öğrenciler derslere devam ederler. Ödevlerini yaparlar ve tavsiyelerinizi uygularlar: Rutin ödevlerine ek olarak İngilizce hikaye kitapları okurlar-dinlerler, şarkılar dinlerler. Dolayısıyla yapamadıkları, anlamadıkları yerler olur. Ders ve çalışma kitaplarından, hikâye kitaplarından anlamını bulamadıkları kelimeleri, çözemedikleri cümleleri size sorarlar. Şarkılar dinleyip, yine anlayamadıkları şeyleri açıklamanızı isterler. Koridorlarda peşinizden koşarlar; çay içmek, biraz nefes almak fırsat olarak kullanmak istediğiniz teneffüsleri, ders aralarını yer-bitirirler! Olmadı size e-mail atarlar!

Yorucu öğrenciler de bizim öğrencilerimizdir. Bugün onlar için yaptıklarımız da boşa gitmez. Evde film seyretmek veya ev ahalisine ikram etmek için mısır patlattıysanız bilirsiniz. Bütün mısırlar aynı anda patlamazlar. Bir konunun yerel, sosyal, global vs. ağırlığı ne olursa olsun, Bireylerin o konuya karşı farkındalıkları aynı süreçte gelişmeyebilir, farklı zamanlarda gelişir. Bugün onlar için yaptıklarınız ilerde karşılığını bulur veya en azından ben böyle düşünüyorum. Aslında bu öğrencilerin bir kısmı da, mentorlük yapılmadıkları ve alternatif öğrenme teknikleri ve kaynaklarla tanıştırılmadıkları için yorucu birer öğrenciye dönüşmüşlerdir ve artık siz onlara rastladığınızda biraz geç olmuştur.

Zorlayıcı öğrenci grubu ise, sizi zorlarlar ve bu birlikte gelişmek anlamına gelir. Bu öğrenciler, birinci grubu oluşturan yorucu öğrenci grubu gibi, aynı sorularla gelmezler, sizi aynı şeyleri defalarca anlatmak durumunda bırakmazlar. Bunlar yeni sorularla gelir, çünkü mesafe alırlar, yeni alıştırmalar çözerler, yeni metinler, İngilizce hikâye kitapları okurlar, yeni filmler seyreder, yeni şarkılar dinlerler. Sizinle bağlantılı, ama sizden bağımsız bir şekilde, evde, toplu taşıma araçlarında, mutfakta vs. öğrenmeye devam ederler.

Belki de kimi öğretmenlerin öğrencilerine hikâye kitapları, kaynaklar vs. önermeyişlerinin sebebi de budur. Çünkü öğrenciler zorlayıcı gruba dahil olursa, hep peşinizde olurlar, sizi kendi hâlinize bırakmazlar. Fakat öğrenciye mentörluk yapılmadığı ve onlara alternatif öğrenme yöntemleri ve kaynaklar sunulmadığında, zorlayıcı öğrenci potansiyeline sahip öğrenciler de yorucu öğrencilere dönüşürler.  Elbette Benim favori öğrenci grubum zorlayıcı öğrencilerdir. Hayalim, her öğrenciyi zorlayıcı öğrenci grubuna dahil etmektir!
  ------------------
İngilizce Kolay Twitter
İngilizce Kolay Facebook
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Sunday, June 12, 2016

BUSINESS CHANNEL TÜRK'TE SEMA BAYSAL İLE.... AZ ACILI YABANCI DİL...

-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Monday, April 25, 2016

İNGİLİZCE - YABANCI DİL ÖĞRENCİLERİNİ SÜREKLİ ÖĞRENCİLER HÂLİNE GETİRMEK




                                                    (Yazılarımı yazdığım inziva odam) 

“İngilizce öğretiminde öğrencileri sürekli öğrenciler hâline getirmek” ifadesini, “İngilizce – yabancı dil öğrenimini öğrencinin günlük hayatına yaymak” anlamında kullanıyorum. Bu konuda büyük eksiklik içindeyiz. Öğrenciler diğer kimi diğer dersler gibi, dersi iyi dinledikleri ve anladıkları zaman, artık okul dışında İngilizce çalışmaya gerek kalmadığı hissindeler. Öğretmenlerin okul dışında yapılması için verdikleri çalışma kâğıtları yararlı olmaktadır. Fakat yine de benim “sürekli öğrenci” ifadesinden kastım, sadece o gün müfredatta geçen konuya veya sınavlara yönelik olan çalışmalar değil de, uzun hatta kısa vadede kalıcı çözümler getiren alışkanlıkları da edinmektir.

Başka bir yazımda da ele almış olduğum gibi, elementary – başlangıç düzeyinde İngilizce öğretmek için kullanılan bir kitaba baktığım zaman, ilerleyen sayfalarında konuların ve detayların gittikçe arttığını görüyorum. Söz konusu kitaba İngilizce değil de, Fransızca öğrenen birisi olarak baktığım da öğrenilmesi ve sindirilmesi gereken konuların çokluğunu daha da fazla hissediyorum. Öğrenilen zamanlar (tense) ve gramer detayları ve kelimeler arttıkça ilişkiler ve dolayısıyla birbirine karıştırmalar da artıyor. Bütün bu süreci öğrenciyi okul dışında da İngilizce ile arkadaş kılmadan verimli bir hâle getirmek mümkün değil.

Dolayısıyla öncelikle öğrenciye İngilizce veya öğrenmekte olduğu yabancı dille ilgili bir vizyon bulmasında yardımcı olmalıyız. Daha sonra günlük hayatında anadilini güçlendirici çalışmalar, ders kitabını, çalışma kitabını çalışma, İngilizce-yabancı dilde hikâyeler okuma, filmler seyretme, yollarda geçirdiği zamanlarda ses dosyaları dinleme gibi alışkanlıkları kazanmasını teşvik etmek durumundayız.

Bu türden alışkanlıkları kazanmadıkları sürece, İngilizce öğrenme sürecinde sürekli patinaj yapacaklardır.

Öğrencilerin İngilizce ile bağ kurmalarını sağlamadan veya onları sürekli öğrenciler hâline getirmeksizin de onlara İngilizce öğretmek mümkün. Meselâ Hazırlık sınıfının sonunda 90 alıp sınıfı geçerler, fakat yazın İngilizce ile yollarını ayırdıkları için, ertesi yıl, öğrendiklerini zihinlerinin derinliklerine gömmüş olarak gelirler!
 ------------------
İngilizce Kolay Twitter
İngilizce Kolay Facebook
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

BİLİŞSEL YETERLİK VE İNGİLİZCE - YABANCI DİL ÖĞRENİMİ



                     (Bir zamanlar bir ilk öğretim okulunda 1,5 ay derslere girmiştim) 

Medipol Üniversitesindeki bir eğitimde ara verdiğimizde, eğitimci hocamıza “bilişsel açısından yeterli olmayan kişilere yabancı dil öğretmek konusunda ne düşünüyorsunuz?” diye sordum. Hocamız da bu sorunun 20 yıllık bir geçmişi olduğunu belirtti.

Bilişşel yeterlilik, kişinin soyut düşünmeye dayalı olarak makul kararlar ve tercihlerde bulunabilmesi anlamına geliyor. Kişilerin kendi yaşlarına uygun düzeylerde sahip olmaları gereken bir özelliktir. Elbette meselâ bir üniversite öğrencisinde 30 yaşındaki birisindeki muhakemeyi aramak abestir ve böyle bir beklenti genç insanlara karşı da haksızlıktır. Fakat her yaşta bilimsel ölçütlere göre belli bir muhakeme düzeyi aranır, aksi hâlde insanlar hayatlarını devam ettiremezler veya yaşam kalitesi olması gereken düzeyde olmaz.

Bilişsel kavrayış düzeyinin ilgili olmadığı konu yoktur. Çünkü yaşımızın getirdiği sorumlulukların hakkını vermek için soyut düşünme becerimizin de gelişmesi gerekir.

Yabancı dil öğrenimine gelince, öğrencinin bilişsel olgunluk düzeyi, özellikle upper-intermediate ve ileri düzeyde - advanced düzeylerde dil öğretiminde hayatî bir önem taşımaktadır. Çünkü öğrencinin bilişsel yeterlik düzeyi hedef dilde hedeflediği düzeyi kavramaya yeterli değilse, sorunlar başlıyor. 

Bu türden durumlarda öğrencinin sorununun yabancı dil düzeyi olduğu düşünülüyor. Yani ilk olağan şüpheli devreye giriyor. Hâlbuki, sorunların kaynağı, öğrencinin muhakeme, analiz, eleştirel düşünme gibi konulardaki eksiklikleridir ve bu eksiklikler, yabancı dil öğrenme sürecinde görünmeyen engeller teşkil etmeye başlıyor.

Bu durumda öğrencilere kendi anadillerinde de kaliteli kitaplar, filmler, tiyatro eserleriyle haşır-neşir olmalarını tavsiye etmek gerekiyor. 

Bir İngilizce-yabancı dil öğretmeninin bu türden tavsiyeler vermesi ise, bir çoğumuza garip gelebilir. Fakat ben bir İngilizce öğretmeni olarak, İngilizce öğretmenlerinin işini engelleyen her türlü sorunu, benim çözüm üretmem gereken birer sorun olarak görüyorum. Dolayısıyla öğrencinin bilişsel yetersizliğini giderecek sınıf dışı çalışmaları da öneriyorum. Çünkü öğrencilerin bunları yapmaları, İngilizce – yabancı dil öğrenimine nefes aldırıyor.
------------------
İngilizce Kolay Twitter
İngilizce Kolay Facebook
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------