Monday, April 09, 2007

GRAMER ÇALIŞMANIN İNCELİKLERİ (45)


Bizim İngilizce öğrendiğimiz dönemde, gramer derslerinde öğrencilere kalıplar verilirdi. Gerçi İngilizce deyince aslında akla gelen gramer bilgisiydi. Bu yanlış tavrı bu günde görebiliriz. Gramer kalıplarının, sözgelimi “present tense”’in bütün cümle modellerini gören ve ezberleyen öğrenci o tensi öğrendiğini düşünüyor. Hâlbuki daha önceden hazmetmediğiniz bir konunun yapısını toptan ezberlemeye veya öğrenmeye çalışmak, sizi sadece kafa karışıklığına götürür. Birbirine benzeyen şeyleri aynı anda veya çok kısa bir zaman içinde öğrenmenin garanti ettiği bir şey vardır: Konuları ve ayrıntıları birbirleriyle karıştırmak.

İkinci olarak belirtmek istediğim konuysa, bence en önemli olanıdır. Öğrenciler gramer öğrenirken, biraz da öğretmenlerin marifetiyle şunu göz ardı ederler: Gramer, anlamın kölesidir. Gramer, bir mesajı iletmek için kullanılan bir araçtır. Sözgelimi iki “tense” birbirinden farklıysa, bunun sebebi farklı mesajlar taşımalarıdır. Onların farklı oluşunun bir anlamı vardır. Gramer yapılarının karmaşık olması, bizi yormak amacı taşımaz, karmaşık anlamları taşıyabilmek amacı taşır.

Dolayısıyla ben bir gramer yapısını öğretmeden önce, ilk olarak onun taşıdığı anlamın kavranmasını sağlarım. Öğrenci, öncelikle bir gramer yapısının ne amaca hizmet edeceğini öğrenmelidir. İnsanlar, bir mesajı vermek isterler ve bu mesajı taşımak için en uygun yapı hangisiyse onu kullanırlar. Anlam taşımayan bir yapı anlamsızdır. İletişimsel bir ihtiyacı veya nüansı kavrayamayan bir öğrenci, o nüansı veya ihtiyacı yüklenen bir gramer yapısını anlayamaz.

Öğrencilere tensleri veya diğer gramer yapılarını öğretiriz. Öğrencilerimiz de bunların birer araç olduğunu, taşınmak istenen mesaj göre kullanıldıklarını farkına varmaz. Formüller ezberlenir, halbuki öncelikle anlaşılması gereken şeyler bağlamlardır. Mesela “if clause” konusunda öğrenci formüller ezberler, ama kullanamaz. Çünkü formüller tek başına anlamsızdır. Önce “eğer”le başlayan bir cümle kurduğunda hayal mi kuruyor, bir gerçeği mi söyleyecek yoksa geçmişi mi kritik edecek, buna karar vermelidir. Ne söylemek istediğini bilen birisi, ihtiyacı olan hangi gramer kalıbını öğrenecektir. Beynimiz ve kalbimiz mesaja odaklıdır. Onlara bağlamı tanımlayınca, yapıları ve bağlam farklılıklarından doğan farklı yapıları kullanmak ihtiyacını anlar ve gereğini yapar.

Sözgelimi geniş zamanın “alışkanlık ve adetlerimizi” anlatmak için kullanıldığını kavratmadan, öğrencilere bu “tense”in kurallarını öğretmenin anlamı yoktur. Elinizde bir araç var ama ne zaman kullanacağınızı bilmiyorsunuz. Bu araç ne işe yarar? Simple present tense’in kurallarını ezberlediniz ama nerede hangi anlamda, ne için kullanılır bilmiyorsunuz. Sizce bu tensin iskeletini bilmek işe yarar mı? Bence hayır.

Bu konuda söylediklerim size anlamsız gelebilir. Fakat özellikle son zamanlarda bunu çok sık gözlemliyorum. İngilizce veya yabancı dil öğrenenler, gramer kalıplarını ezberlemekle dili kavradıklarını düşünüyorlar. Halbuki asıl olan, bağlamdır. Burada sorulacak sorular şunlardır: “Ben hangi mesajı verdiğim zaman bu kalıbı kullanmalıyım? Bu gramer kalıbı hangi anlamı-mesajı taşımaya yarar? Bu iki yapı arasındaki fark, hangi anlam farkından dolayı ortaya çıkmıştır?”

Bu soruların cevaplarını net bir şekilde anladığınızda, gramer öğrenmek, keyifli bir süreç haline gelecektir.

Dolayısıyla gramer derslerinde öncelikle durum belirten hikâyeler kullanırım: “Eve geldiniz ve çoktan yemek yendiğini gördünüz” veya “siz eve ulaştığınızda, herkesin masada yemek yediğini gördünüz” gibi ifadelerle, zihinde bir durumun resmini çizmeye çalışırım.

Çünkü, başka insanlara bazı resimleri canlı bir şekilde iletebilmek için gramer kalıplarını kullanırız.

Haksız mıyım?
-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeniİletişim DanışmanıOkunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Thursday, April 05, 2007

ÖZGÜR ÖĞRENME AMOSFERİ; GÜZEL BİR DERSANE, GÜZEL BİR GÜN (44)


Bugün bir davet üzerine çokça şubesi olan ve son yıllarda ciddî ataklar yaptığını gördüğüm bir kuruma gittim. Benimle bir seminer etkinliğiyle ilgili görüşmek istemişlerdi.

Bu tür ziyaretler öncesi zihnimde soru şeklinde ortaya çıkan bir endişem olur: Kurumu tanıtmam veya tavsiye etmem için benim öğrencilerle ilgili bazı beklentilerimi karşılıyorlar mı veya karşılamaya niyetleri var mı? Yabancı dil öğretimiyle ilgilenen bir kurumdan en büyük beklentilerim, ciddî bir rehberlik hizmeti ve öğrenciye ders içinde ve dışında da (senkron ve asenkron) öğrenme imkânı veren araç ve gereçlerin sunulmasıdır. Fakat beni karşılayan ve bana zaman ayıran eğitimci arkadaşım, yapılan çalışmaları anlatıp, rehberlik sistemi hakkında ayrıntılı bilgiler verdiğinde bu endişem izale oldu. Öğrencilerin kullanımına sunulan sesli ve görsel araçların, kitapların ve dokumanları görme imkânı buldum. Bu bile beni etkilemek için yeterliydi.

Rehberlik kavramını neden önemserim, açıklayayım:

Kişiler, her ne kadar dersaneye İngilizce öğrenme niyetiyle gelseler de, yaptıkları seçimleri farkında olmayabilirler, zaman içinde dikkatleri dağılabilir, hayalleri veya hedefleri zayıflayabilir. Bu durumda, yaşları ne olursa olsun, onlara destek olacak bir yol arkadaşına ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla bir eğitim kurumu, öğrencilerine sadece İngilizce dersleri değil, destek de vermeli, kısaca o kurumda iyi bir rehberlik sistemi olmalıdır. Ben bir İngilizce öğretmeni olarak, Türk gençlerinin İngilizce öğrenmelerini istiyorum ve özellikle gençler, konuya bir kere küstükleri zaman, o konuyla yeniden duygusal bağ kurmaları gerçekten zor olmaktadır. İyi bir rehberlik sistemi, onların konuyla olan bağlarını kuvvetli tutabilir.

İkinci olarak da yabancı dil bir beceridir ve zaman içinde gelişir. Öğrencilerin, ders içinde ve daha önemlisi ders dışında İngilizceyle veya öğrendikleri dille ilgili olarak çalışmalar yapmaları gerekir. Sözgelimi ödevleri dışında evlerinde film seyretmeleri, yolda ses dosyaları dinlemeleri veya hikâye kitapları okumaları lüks değil, ihtiyaçtır. Fakat bunların ne kadar önemli olduğu öğrencilere sistemli olarak anlatılmalı ve onlara da bu araç ve gereçlerin sağlanmalıdır. Modern hayatın koşuşturması içinde öğrencilerin gereken araç ve gereçleri çarşıdan-pazardan arayıp bulmak için zamanları yoktur. Bundan dolayı kurumun bu şartları onlara sunması çok önemli bir hizmettir. Bana göre öğrencilerin ders dışında kullanabilecekleri araçlarla tanıştırılmaları, öğrenciyi öğrenme konusunda özgür kılar ve bu imkânı sağlayan kurum adına da kocaman bir artıdır. Öğrenciler, bu şekilde ilerlediklerini farkına vardıklarında da, devam ettikleri kurumun gönüllü birer sözcüsü ve tanıtımcısı olurlar.

Kişisel olarak kendime baktığımda katıldığım ve değer verdiğim organizasyonların temelinde, kitap ve diğer araçları görüyorum. Çünkü her şeyin eğitimciler ve elçiler tarafından verildiği organizasyonlarda eğitim ve katılım düzeyi “aritmetik” olarak artarken (1, 2, 3, ,4… ) kitapların ve diğer araçların kullanıldığı organizasyonlarda büyüme ve katılım oranı geometrik olarak büyür. (2, 4, 8, 16, 32…)

Kısacası, kitaplar ve diğer araçlar, damarda kanın akması gibi bilginin organizasyon içinde paylaşılmasını ve dolaşmasını sağlarlar. Konu ister İngilizce olsun, isterse başka bir değer, sonuç hep olumludur.

Yukarda anlattığım iki önemli konu ışığında bakınca, (rehberlik ve araç-gereçler) bugün ziyaret ettiğim dersaneyi çok hoş buldum. Bu sebepten dolayı, bugün ziyaret ettiğim kurumdaki arkadaşımıza memnuniyetimi dile getirdim. Bir eğitimci olarak, öğrencilere rehberlik sistemiyle destek verilmesi ve araç ve gereçlerle onlara sürekli öğrenme imkânın tanınması beni gerekten memnun etti.

Dilerim, yabancı dil öğretimi alanında çalışan bütün dersane ve kurumlarda aynı duyarlığı görürüz.

NOT: Bana e-maille sorarsanız, size kurumun adını verebilirim.
-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeniİletişim DanışmanıOkunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------