Wednesday, April 22, 2009

İNGİLİZCE ÖĞRETİMİ KONUSUNDA YAPILAN ŞARLATANLIKLAR; NLP’NİN KÖTÜYE KULLANIMI VE ŞAPKADAN DİNAZOR ÇIKARMAK! (70)


Bugün yabancı dil öğretim sektörü en çok “ütopya tacirliği” yapılan alanlardan birisi hâline gelmiştir. Yabancı dil ve özellikle İngilizce bilmenin gittikçe daha fazla önem kazanıyor olması, kişilerin "zaman fakirleri" olmaları ve dolayısıyla, acil çözümler aramaları vs gibi durumlardan dolayı, ütopya satışları iyice arttı! Bir gün ofisimin bulunduğu binanın karşısındaki bir dükkâna asılmış olan ve üzerinde "6 ayda garantili İngilizce!" ifadesi yazılı bulunan ilanı görünce kahkahayı basmıştım! Fakat bu ilanı veren kişinin aslında biraz insaflı olduğunu daha sonra anladım! Zira bazı kurslar, öğrenciyi 5 ayda başlangıç düzeyinden alıp, ileri düzeyin kapısına getirebileceklerini iddia etmektedirler. Bana göre bu iddia, çağımızın en büyük ve ne yazıki bu ülkede görmekten üzüntü duyduğum “şarlatanlıklarından” birisidir. Matrix filminde becerilerin beyne yüklenmesi bile daha gerçekçidir. Çünkü orada uyanıkken rüya görmek-“Lucid Dreaming” vardır ve filmin ördüğü bu mantıkla her şey mümkündür. 5 ayda İngilizce” öğretmeyi becerebilseydik, ben kendim-bizzat Avrupa Birliği’nin kapısına dayanıp, bizi almaları gerektiğini söylerdim! Ve onlar da bu başarımızla eminim ki bu teklifimi kabul derlerdi!Tefsir yazarı Elmalılı Hamdi Yazır'ın 6 ayda, Fransızca'da ve ileri düzeydeki bilimsel metinleri okuyacak düzeye geldiği söyleniyor. Ama onun sıra dışı bir alim olduğunu, yabancı dil öğrenmeye ve genel anlamda öğrenmeye alışık olduğunu ve bu 6 aylık süre içinde sadece okumayı önemseyip-öğrendiğini unutmayalım. İngilizce öğrenmeye yeni başlayan bir kişi, 5 ay boyunca yemeden-içmeden çalışsa bile, bu sürenin sonunda İngilizceyi upper-intermediate-orta üstü düzeyde öğrenmiş bir hâle gelemez. Hele bütün becerileri edineceği iddiası komik ötesi bir iddiadır. Çünkü diller beceridirler, sadece bilgi değildirler. Zihnin ve kalbin zamana ihtiyacı vardır. Bir öğrencim bu tür bir kursla görüşmeye gitmiş ve görevliye:“Sisteminiz mucize öneriyor” deyince, ona “mucize sizsiniz” denmiş. Şimdi soruyorum, mucize iddiası kimdedir? Öğrencide mi, yoksa 5 ayda İngilizce öğreteceğini söyleyen kurumda mı? Tabi ki bu da bir tür kılıftır. Bir süre sonra öğrenci doğal olarak başarısız olunca, “bizde kabahat yok, siz mucize değilmişsiniz!” denecektir.

Konuya “şarlatanlık” deyişimi açayım: En baştan başlayıp 5 ayda bu düzeyde İngilizce öğrenmiş bir tek öğrencileri var mıdır? Ayrıca şu örneği de düşünün: Sizin konuştuğunuz Türkçeyi demiyorum, sözgelimi 15 yaşındaki bir çocuğun Türkçesini bir İngiliz’e Türkiye’de, bütün işi bu olmak şartıyla ve bütün, kinestetik, işitsel, görsel vs araçları kullanarak 5 ay sonra kullanabileceği şekilde öğretmeye çalışın, bakalım ne oluyor ve nasıl bir sonuç alıyorsunuz? Burada en içerlediğim şey de NLP gibi insanlık için büyük bir kazanım olan bir sistemin bir reklâm çağrışım maddesi olarak kullanılması, “sihirli çubuk” gibi sunulması ve bu şekilde yıpratılmasıdır. Evet NLP, sağlıklı, kısa ve verimli yollar vaat eder, ama mucize vaat etmez!

Yandaki fotoğrafa bakıp da sihirbazlar hakkında negatif şeyler düşündüğümü sanmayın! Ben bu meslek erbabına saygı duyarım, çünkü işlerinde bir emek ve ustalık vardır. Gözlerimizi yanıltıp, şapkalarından tavşan vs çıkarmaları da hoşuma gider. Çünkü bizi yanılttıklarını zaten söylüyorlar ve biz de bunu kabul ediyor, parasını verip onları seyrederken şaşırıp-eğleniyoruz. Ama 5 ayda İngilizce öğretebileceğini iddia etmek, şapkadan dinazor çıkaracağını iddia etmekten farksızdır! Hadi şapkayı büyük yaptırmak mümkün ve ben bunu anlarım, ama dinazoru nerden bulacaksın da şapkadan çıkaracaksın!

Bazı kurslar, dikkat çekmek için ilginç başlıklar atabiliyorlar. Bunu anlayabiliyorum, çünkü kalabalık enformasyon akışı içinde dikkat çekmeye ihtiyaçları var. Fakat incelediğimizde bana oldukça akılcı gelen kamp yapma-odaklanma yöntemini kullanıyorlar. Düzey belirleme sınavı sonucunda öğrencileri düzeyleri hemen hemen aynı olan diğer öğrencilerle bir araya getirerek, bir hafta boyunca kurum içinde kalmalarını sağlayıp, bu şekilde onlara İngilizceye yoğun bir biçimde odaklanma şansı vermektedirler. Bu yöntemi tutarlı buluyorum: Çünkü öğrenci bir hafta boyunca İngilizce ile ilgileniyor; elbette her şeyi öğrenmiyor, ama konuya odaklanabiliyor, İngilizce ile ilişkisini pekiştirip onu yeniden tanımlayabiliyor ve tabî ki İngilizcesini geliştirmiş oluyor.

Bunun yanında İngilizce öğrenimi için gayet doğal bir süreci vaat eden, sürecin sonuna kadar yanınızda olan ve sizi her türlü araç ve gereçle destekleyen kursların varlığını duyuyorum ve bunları tanıdıklarıma öneriyorum.

Bir insanın İngilizce konuşulmayan bir ülkede ileri düzeyde İngilizce öğrenmesi, en azından 2 yılını alır. Ama bu sizi ürkütmesin, çünkü iki yıl çabuk geçer. Kısa yollar aramaktan konuya eğilmeye fırsat bulamayan kişilerin, çok daha fazla zamanı boşa geçirdiklerini sık sık görüyorum. Ayrıca her zaman söylediğim gibi, İngilizce öğrenmek bazen zor gelebilir, ama bu süreç, sadece sonunda değil yol boyunca da ödülleri olan bir süreçtir. Yani bu iki yılın, 5., 10. veya 16. ayında da meyvelerini toplamaya başlarsınız. Bu da size devam etmek için gerekli olan enerjiyi verecektir.

Sezai Karakoç “Ağustos Böceği Bir Meşaledir” adlı şiirinde sabrın: “Yaşamanın en büyük ilkesi” olduğunu söyler. Gerçek budur.

Yoksa ben de Fransızca’yı 5 ayda, Çince’yi de 6 ayda öğrenmeyi çok, ama çok isterdim!

-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeniİletişim DanışmanıOkunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

KENDİ BAŞLARINA İNGİLİZCE-YABANCI BİR DİLİ ÇALIŞANLARIN KARŞILAŞABİLECEĞİ OLASI SORUNLAR (69)

Kendiniz çalışarak da yabancı bir dili bir veya birkaç beceride hatırı sayılır bir düzeyde geliştirebilirsiniz. Ve eğer bir kursa gitmek veya İngilizce özel ders alma imkânınız yoksa bu şekilde devam etmenizi ve pes etmemenizi öneririm. Bununla birlikte elbette, bu şekilde çalışmanın da kendisine has sorunları olabiliyor. Bunlardan en önemli olanları, yalnız çalışmaktan gelen bezginlik hissi ve kaynakların çokluğundan dolayı ortaya çıkan fikir dağınıklığıdır. Bunlara ek olarak, ölçme ve değerlendirmedeki zaaf ve dolayısıyla nereden nereye gittiğini görememek de bir süre sonra öğrenciyi yormaktadır.

Aslında ben, herhangi bir kursa gitmekte veya hiç olmazsa mektupla öğretim kursu almakta yarar görüyorum. Çünkü bu şekilde, öğrencinin bir sistemi olmaktadır. Temel sorun, öğrencilerin en iyi kurslara veya özel derse göz dikmeleri, ama bu olmayınca diğer olanakları, mesela şaşaalı olmayan dil kurslarını “hor görmeleridir.” Bu düşünce yanlıştır. Gittiğiniz dil kursu çok gösterişli olmayabilir, ama bazı nitelikleri önemseyerek bunlardan birisini seçebilirsiniz. Size biraz fikir vereyim:

Size “ ayda İngilizce, 3 ayda konuşma” vs gibi ütopik şeyler vaat eden kurslardan kaçının derim. Belli bir düzeyiniz varsa, bunlar bir derece olur, ama yeni başlıyorsanız çok dikkatli olun derim. Ben, bütün becerileri yavaş yavaş her ünitede veren ve kaliteli destekleyici dokümanları olan ders kitaplarını kullanan kursları öneriyorum. Bazı kurslar 1 ay “reading-okuma”, 1 ay gramer, 1 ay diğer beceri şeklinde kurs vermektedirler. Bana göre bu sistem, öğrenciyi yormaktadır ve bezginlik meydana getirmektedir. Çünkü her ay farklı bir konuda ve birden yükleme yapmaktadırlar. Bu sistemin, zihnin çalışma şekline uygun olmadığını düşünüyorum.

Bir kursa giderseniz veya mektupla öğretim seti alırsanız her sorun çözülmeyecektir. Ama bugün en zayıf kursta bile bir sistem vardır ve nerden nereye gittiğinizi görebilirsiniz. Kursa gitmekle birlikte, hikâye kitapları, ses dosyaları dinlemeye ve filmler seyretmeye devam ederseniz, sonuç alırsınız. Belli bir düzeyden başlayıp, hikâye kitaplarını, ses dosyalarını kullanmaya devam edin. Kaynak bol olabilir, ama siz kendinize yakın bulduğunuz birkaç yöntem seçip, ısrarla devam edin.

Gerek kursların, gerek mektupla öğretim kurumlarının öğrenciye destek olmakla ilgili çalışmaları bulunmaktadır. Böylece tek başınıza yolunuza devam etmekten daha farklı bir duyguyla da cesaretiniz ve enerjiniz artabilir.

Herhangi bir sistem takip etmeyen öğrenciler, çok çalışsalar da bir gün zihinleri dağılmakta ve yorulmaktadırlar. Çünkü kaynak çoktur ve oradan oraya “zıplamaktadırlar”. İnternette yer alan kaynaklarda boğulmaktadırlar ve hangi düzeyden gelip hangi düzeye doğru gittiklerini ölçemedikleri için, büyük bir denizde yol almakta, ama ilerleyemedikleri hissine kapılmaktadırlar. Bir sürü yeni gramer kalıbı öğrendikleri ilk zamanlarda mesafe aldıklarını bilirler ve görürler. Ama sözgelimi intermediate-orta düzeyden sonra gramer konuları azalır ve öğrenci yeni şeyler öğrenemediği hissine kapılır. Bütün dünyada yabancı dil öğreniminin en çok terk edildiği düzeyin bu olduğu söyleniyor. Bunun önüne geçmek için düzeyli kitaplar ve ses dosyaları dinlenmelidir. Çünkü bu ay sözgelimi düzey 3 bir kitabı okurken 2 ay sonra 4. düzeydeki kitapları da anlamaya başladığınızı görmek size aldığınız mesafeyi hissettirir.

Kendisi İngilizce çalışan öğrenciler, sistem takip etmeye sıcak bakmazlar. Çünkü başlangıçtan itibaren önlerinde 6 kitap olduğunu görmek onları rahatsız eder ve hemen denize açılmak isterler. Halbuki öğrenci görmek istemese de o süreç oradadır ve atlamak mümkün değildir. En iyisi bu süreci kabul edip ona göre davranmakta yarar vardır. Kendi kendinize de çalışsanız, bir kurs kitabını rehber edinmenizi öneririm. Ayrıca o ders kitabının (Course Book) öğretmen kitabını alırsanız, her ünite için hazırlanmış olan ek dokumanları, sınavları ve bunların cevap anahtarlarını elde edip-kullanma imkânına sahip olursunuz. O kitabı merkeze koyup, diğer kaynakları o kitabın size verdiği yol haritasına göre kullanmanız çok daha fazla verimli olacaktır. Çünkü özellikle İngilizlerin hazırladığı kurs kitapları oldukça kalitelidirler ve sürekli geliştirilmektedirler.

Tabi ki temel konu, devam etmek, bırakmamaktır!

Gerçeği açıklıyorum: Yabancı dil öğrenmek emek, sabır ve zaman ister. Ama çok eğlenceli ve ödüllendiricidir de.

-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeniİletişim DanışmanıOkunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------